<>
tennant
Canımın içi. Taaa kalbimin en dibi ya. Ahmet Babam&#8217;la dip dibe diz dize sigara molası. Benim en büyük şansım bu adam. 

Canımın içi. Taaa kalbimin en dibi ya. Ahmet Babam’la dip dibe diz dize sigara molası. Benim en büyük şansım bu adam. 

Kobané’de bir halk direniyor!

Biji Berxwedana Kobané!

Sıçayım yeryüzünde “namus ve şeref” kavramını paravan edinen, halkın kanıyla beslenen tüm bayraklara!
Namusunuza da Sıçayım. Bayrağınıza da. Bez parçasını insan canından değerli bulan kafanıza da! (via sebepsizdegulebilirim)

Hayatı gelecek zamanın olumsuzuyla yaşamaya,en çok böyle cümleler kurmaya başladıysak,yazık bize. Olmayacak,gelmeyecek..Ne hüzünlü..Sessizce ağlayan, yarasını saramadığımız bir çocuğun gözlerine bakmak gibi. Tam da öyle bir umutsuzluk hissi biriktiriyor insanın içinde. Umutsuzluk biriktirmek hayatın içindeki küçük ölümler gibi. Ama ölmek de bilmiyor işte insan. Bir kuyunun dibinde sıkışmış,bağrınıyor ruh. Olacak’lar biriktirmek ne değerli şeymiş meğer. Yaşıyoruz ya işte. 

Çok değer veriyorum, babam dediğim bir adam var. Aşkmış neymiş böyle yazılar daha afilli oluyor ama ben bu babamdan bahsetmek istiyorum bu sefer. Kavgada yan yana olduğum. Elimi asla bırakmayacağını düşündüğüm birisi bu. O yanında durduğu kimsenin elini asla bırakmaz. O yüzden belki bunu bilmek o kadar da matah bir şey değildi,bu beni özel hissettirmezdi. Ona her şeyimi çekinmeden anlatırım,sıkılır bazen belki. Herkes herkesten biraz sıkılır. Bir ben ondan sıkılmam.Ona sarılmak tüm dünya karşıma gelse güçlüyüm dedirtir bana. Garip bir huzur verir. Yaşıyorum oh be derim. Her ayrılışımızda sıkı sıkı sarılırım. Hatta bazen sanki hiç görüşmeyeceğiz ne öptün be kızım der bana. Güler geçerim. O saçma gülüşte koca bir ‘dünyayı karşıma aldım haberin yok' vardır. Yanında ağlarım,zırlarım. Bana iyi gelir. Her zaman bir cümlesi vardır ağlayışlarıma,tıkanışlarıma. Sanki ben ölüyorum da o cümlesiyle kalp masajı yapıyor bana. Her seferinde de işe yarar bu masajı. Beni en kolay o kırar.En küçük hareketi uykularımı kaçırır.Hep aklıma düşen acaba o da bana biraz olsun değer veriyor mu sorusu vardır bir de, huzursuz eden. O beni bundan da kurtarır.Ona bir mektup yazdım Dünya Öğretmenler Gününde. Sonuna da dedim ki hangisini kabul edersen artık imza Öğrencin/Kızın Deniz. Benim hep yanımda oldu ama iki üç gün önceki olay kadar mutlu etmemişti sanırım. Onunla, onun arkadaşları falan çay içiyoruz. Kendi arkadaşlarım aradı,buluşalım falan. Ayrılıcam hocam-babam-dan. Paran var mı dedi. Dedim valla yol param bile yok. Verdi biraz da harçlık koydu cebime zorla. Arkadaşlarının yanında mahcup olma dedi. Aldım ne edeyim. Arkadaşları niye para verdin ki bakışı attı sanki. Tabi harçlığını vereceğim ben onun babasıyım dedi. Bu kadar mutlu etti işte beni. Çok sevdiğin birinin seni sevdiğine emin olmak duygusundan güzel,değerli bir şey var mıdır? Yoktur. Onu anladım. 

14.10.2014

"Ben alışkınım zaten." cümlesindeki hissizliği bulunuz.

bendiss:

Ulan İstanbul’dan göndermeler göndermeler

Li kobanê ceger û dil ê me dişewite.
Kobani de yüreğimizle ciğerimiz yanıyor. (via sebepsizdegulebilirim)